Cebir ve tehdit kullanmak sureti ile başka birine ait bir malın hukuka uygun olmayan bir şekilde kendi zilyetliğine geçirilmesiyle oluşan suçtur. Zilyetlik kavramı yalnızca taşınabilir mallarda geçerli olduğu için taşınmaz mallar bakımından bu suçun oluşması söz konusu değildir.
Taşınır mallar bakımından ise malikinin veya zilyedinin rızası olmadan cebir tehdit yoluyla elinden alma,el koyma yani hukuka uygun olmayan bir yöntemle alınması yağma suçunun temelini oluşturmaktadır.
Detaylar
Yağma suçu, başkasına ait taşınır bir malın, zilyedinin elinden cebir veya tehdit kullanılarak alınmasıdır. Zilyetlik, bir mal üzerinde fiili hakimiyet kurma anlamına gelir ve mülkiyetten daha geniş bir kavramdır. Bu nedenle malın sahibi olmasa bile fiilen elinde bulunduran kişi de mağdur olabilir. Suçun konusunu yalnızca taşınır mallar oluşturur; taşınmaz mallar yağma suçuna konu olmaz.
Bu suçun en belirgin özelliği, hırsızlıktan farklı olarak mağdura yönelik zorlayıcı bir davranış içermesidir. Fail, malı almak için mağduru korkutur veya fiziksel güç kullanır. Örneğin, bir kişinin yolunu keserek “paranı vermezsen seni yaralarım” demek ve bu söz üzerine paranın teslim edilmesi halinde yağma suçu oluşur. Burada önemli olan, mağdurun rızasının özgür iradeye dayanmamasıdır.
Yağma suçu bir “bileşik suç”tur. Yani hem malvarlığına karşı hem de kişiye karşı işlenen fiilleri içerir. Bu nedenle cezası hırsızlığa göre daha ağırdır. Uygulamada en sık karşılaşılan yanlışlardan biri, malın kısa süreli alınmasının suç oluşturmayacağı düşüncesidir. Oysa geçici kullanma amacı dahi cebir veya tehditle birleştiğinde suç tamamlanır.
- Suçun konusu: Taşınır mal
- Mağdur: Zilyet (fiili hakimiyet sahibi)
- Zorlayıcı unsur: Cebir veya ciddi tehdit
- Korunan değer: Malvarlığı + kişi özgürlüğü + vücut dokunulmazlığı
Yağma suçunun oluşabilmesi için üç temel unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekir: başkasına ait taşınır mal, cebir veya tehdit ve malın teslimine veya alınmasına karşı koymamaya zorlanma. Bu unsurlardan biri eksikse suçun vasfı değişebilir.
Başkasına ait maldan kastedilen, failin mülkiyetinde olmayan ve mağdurun zilyetliğinde bulunan eşyadır. Aynı evde birlikte yaşayan kişilerin ortak kullanım eşyaları bakımından yağma veya hırsızlık suçu oluşmayabilir. Bu durum özellikle aile içi olaylarda karşımıza çıkar.
Cebir, fiziksel güç kullanımıdır. Mağdurun kolunun tutulması, itilmesi veya darp edilmesi cebir kapsamındadır. Tehdit ise mağdurun kendisine veya yakınlarına yönelik ciddi bir zarar verileceği yönünde korkutulmasıdır. Tehdidin objektif olarak ciddi görünmesi gerekir. Basit bir tartışma sırasında söylenen her sert söz yağma suçunu oluşturmaz.
Mahkemeler özellikle tehdit ile mal teslimi arasındaki ilişkiye dikkat eder. Tehdit edilen zarar ile talep edilen mal arasında açık bir orantısızlık varsa yağma suçunun oluşmadığı savunulabilir. Bu noktada olayın geçtiği yer, tarafların durumu ve tehdidin ağırlığı birlikte değerlendirilir.
Basit yağma suçunun cezası 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır. Nitelikli hallerin varlığı halinde ceza 10 yıldan 15 yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir. Yargılama görevi ağır ceza mahkemesine aittir.
Nitelikli haller arasında silahla işlenmesi, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, gece vakti gerçekleşmesi, konutta veya işyerinde işlenmesi, mağdurun kendini savunamayacak durumda olması gibi durumlar yer alır. Ayrıca failin kendisini tanınmayacak hale koyması veya bir suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanması da cezayı artırır.
Birden fazla nitelikli halin birlikte gerçekleşmesi halinde hâkim, alt sınırdan uzaklaşarak ceza belirler. Örneğin hem silahlı hem gece vakti işlenen bir yağma suçunda ceza alt sınır olan 10 yıl yerine daha yüksek belirlenebilir.
Yağma suçunda malın ekonomik değerinin çok düşük olması halinde cezada 1/3 ile 1/2 arasında indirim yapılabilir. Ancak bu indirim otomatik değildir. Failin daha fazlasını alma imkânı varken bilinçli şekilde az miktarla yetinmiş olması aranır.
Örneğin mağdurun cebinde 2.000 TL olduğunu bilen fail yalnızca 100 TL alıp ayrılmışsa indirim gündeme gelebilir. Ancak mağdurun cebinde sadece 100 TL varsa ve fail tamamını almışsa indirim uygulanmaz. Uygulamada bu nokta sıklıkla yanlış yorumlanır.
Fail ile mağdur arasında gerçek bir borç ilişkisi varsa ve fail bu alacağını zor kullanarak tahsil ederse, her durumda yağma hükümleri uygulanmaz. Bu durumda fiilin niteliğine göre tehdit veya kasten yaralama suçundan sorumluluk doğabilir.
Ancak alınan miktar alacakla orantısız ise veya ortada gerçek bir hukuki ilişki yoksa yağma suçu oluşur. Mahkemeler bu değerlendirmede taraflar arasındaki sözleşme, senet, tanık beyanı gibi delilleri dikkate alır.
Fail cebir veya tehdit kullanarak malı almaya yönelmiş ancak elinde olmayan sebeplerle malı elde edememişse suç teşebbüs aşamasında kalır. Bu durumda verilecek ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilebilir.
Ancak mağdur malı teslim etmişse suç tamamlanmış sayılır. Failin daha sonra yakalanması veya malı geri vermesi suçun tamamlanmış olmasını değiştirmez.
Fail, dava açılmadan önce mağdurun zararını giderirse cezada yarısına kadar indirim yapılabilir. Dava açıldıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce zarar karşılanırsa indirim oranı üçte bire kadar olur. Bu indirim üst sınırdır; hâkim olayın özelliklerine göre daha düşük oranda indirim yapabilir.
Etkin pişmanlık için zarar aynen iade veya tazmin yoluyla giderilmelidir. Sözlü özür tek başına yeterli değildir.
Yağma suçu şikayete tabi değildir. Savcılık suçu öğrendiği anda resen soruşturma başlatır. Şikayetten vazgeçme davayı düşürmez. Dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Bu süre içinde soruşturma başlatılabilir.
#Çorlu 'da faaliyet gösteren #avukat bürosu olarak #boşanma, #anlaşmalı boşanma, #çekişmeli boşanma, şikayet, soruşturma, kovuşturma ve diğer #ceza davası konularında müvekkillerimize avukatlık ve danışmanlık hizmeti sunmakta ve Aile mahkemelerinde, #Ceza mahkemelerinde kendilerini a temsil etmekteyiz. 25 yılı geçen meslek tecrübesiyle çalışmalarına devam eden ofisimize iletişim bölümünden ulaşabilirsiniz.
İletişim için lütfen tıklayınız
